Kayıt: Jun 02, 2008
Mesajlar: 1814
Şehir: Ankara Online
Tarih: Sat Oct 04, 2008 7:10 pm Mesaj konusu: 2008 Bilboard Dergisi Ekim Sayısı Emre Aydın
AFİLİ EFKAR
Bir zamanlar sahne aldığı barlarda “Arkadaşım rock yap!”diye eleştiriliyordu. Bugünse hayranlarının yolda yürürken bile rahat bırakmadığı bir rockstar. Emre Aydın yeni albümünü, eski hesaplarını ve yapmak istediklerini Billboard'a anlattı.
İLK SOLO ALBÜMÜ:”Afili Yalnızlık” için adeta varını yoğunu ortaya döktü. Emeklerinin karşılığını alması ise çok sürmedi. Albümle aynı adı taşıyan çıkış şarkısının, şizofrenik bir aşkı anlatan klibi yayınlanır yayınlanmaz büyük ilgi gördü, dinleyiciler onları isyan ettiren “afili” şarkılara imzasını atan bu kaşları çatık, çok konuşmayanve “cool” görünen yakışıklı adamı daha yakından tanımak istiyordu. 10 şarkılık albümdeki hemen her şarkı hit oldu. Vakti zamanında arabesk şarkıları coverladığı için onu rock yapmamakla suçlayanlar, artık 27 yaşındaki genç müzisyenin başarısına şapka çıkartıyordu. İçinde kopan fırtınaları şarkılarında haykıran bu adam, sessizce duruyor, sanki olacakları öncedeen biliyordu,. Tıpki vakti zamanında o sahnede söylenenlerin aksina cayır cayır rock yaptığını bildiği gibi...
Herkes ünlü olmanın zorluklarından bahseder. peki kolaylıkları da var mı?
Pasoportumu çok kolay aldım mesela!(Gülüyor) Aslında bununla ilgili utandığım bir de hikayem var. Pasoportum süresini uzatmak için karakola gitmiştim. Uykumu alamadığım için asabiyim biraz. İçerisi çok kalabalıktı, oturdum sıramı beklemeye başladım. Birisi geldi, “Sen Emre Aydın mısın, fotoğraf çektirebilir miyiz?” dedi. Genellikle “mısın”la biten sorulara “değilim” demeyi tercih ediyorum. Çünkü o insan bence Kahtalı Mıçı ile Emre Aydın arasındaki farkı ne biliyor, ne görüyor. Sen onun için Tv'ye çıkan bir figürsün. “Sence şu an burada fotoğraf çektirebilir miyiz?” dedim. Karakol yahu! “Ya ben polisim, yardım edeceğim“ dedi. Kafamdan aşağıya kaynar sular döküldü. O dakikadan sonra “Yardım istemiyorum” diyemezsin de... İki dakika içinde pasaportumu aldım.
Hiç intakam almak için şarkı yaptınız mı?
Tabii ki! “Kim Dokunduysa Sana Ona Git”in içinde can acıtma isteği var. Kızıyorsunuz, karşıdakini incitmek istiyorsunuz. Kin tutup yazılmış bir şey değil ama şarkının içinde direkt bir küfür var. “Yaptım çünkü aşık oldum deme, konuşma, ona öyle demezler” kısmı bayağı bir küfür işte.
Kullanmayı çok sevdiğiniz argo bir kelime var mı?
Gripin yüzünde “çakma” lafı ağzıma dolandı.
“Belki bir gün özlersin, başka adamlara başka şehirlerde belli etmezsin” demişsiniz. Çoğu şarkınızda ayrılık gibi olumsuzluk içeren temalar kullanıyor ve isyan ediyorsunuz. Çok mu ayrılık yaşadınız?Bu albüm belirli bir dönemi yansıtıyordu. Bir ilişki bitmiş, onun verdiği sıkıntılar ve neticesinde yalnızlık var. Albüm bunun dışavurumuydu. Ama herkesinkinden farklı, çok büyük bir aşk yaşamadım. Herkes ne kadar aşk acısı yaşıyorsa ben de o kadar yaşamışımdır herhalde.
İlk albümün teması yalnızlıktı, şimdiki de efkar değil mi?“Afili Yalnızlık” çıktıktan bir ay sonra, daha ilk albümün akibeti belli değilken ikinci albümde “efkar”ı işleyeyim demiştim. Hem kendimi efkarlı hissettirebilecek bir şeyler var mı bakmak istedim, hem de müzikal olarak işin altından kalkabilir miyim diye düşündüm.
Peki “Hadi beni bekleyen efkar konulu bir albümüm var, hemen depresyona girmeliyim” mi diyorsunuz?
Mutluyken şarkı yapmak istemezsiniz ama mutsuz bir şarkı yapmak isterseniz bunu yapabilmelisiniz. Senaristlik lazım biraz orada. Öbür türlü acı peşinden koşmak gerekir. Ama acı çekmek şarkı yapmayı kolaylaştırıyor, o ayrı.
Müziğine yapılan eleştiriler sizce ikinci albümde de devam edecek mi?
Atıyorum adam benden ve albümden hoşlanmıyor, tutup arabaesk şarkıcısı diyor benim için. Arabesk şarkıcısı olmak hırsız mı demek? İzmir'de kaliteli bulduğumuz arabesk şarkıları çalıyorduk, bas, davul ve gitarla. Rock barın işletmecisi bile Erkin Koray çaldığımda gelip “Arkadaşım rock çal” diyordu. Böyle şeyler yaşadım. Müziğime “kalitesiz” demek eleştiri olabilir ama “arabesk yapıyor” demek eleştiri değil ki. Hem bunu söyleyenlere müjde vereyim, yeni albümüm için bu “eleştiriyi” bol bol yapabilirler.
Neden?
Çünkü şarkılarda ney ve kaval kullanıyorum.
Yeni albümün sound'u Türk müziğine mi yakın olacak?
Evet, ama Anadolu rock gibi değil. Yeni albüm için elektronik akımı da takip ediyorum, müziğimi modernleştirmeye çalışıyorum. İçinde ney ve kaval olan bir sound'u modernleştirmeye çalışmak zor.
Sizi müzik yapmaktan ne vazgeçiriridi?
Başka bir iş yapabileceğimi zannetmiyorum. Eğer ömrüm varsa 60 yaşında da yanımda bir iki adamla akustik gitarımı alır, şarkımı çalarım.
İÇKİ VE FUTFOL
İçkiyle aran nasıl?
İçki içiyorum diyebilecek kadar çok içmiyorum.
Yapılan bir araştırmaya göre hafızamız sarhoş olduğumuzda genellikle iyi anılarımızı hatırlıyor, kötülerini unutuyor. Sarhoş olduğunda nasıl bir adam olursunuz?
Bazen dağıtırım, bazen sessizleşirim, bazen gcenin sonunda eski sevgilimi ararım. Hepsini yaptığım oldu. Ama kendimi kaybedecek kadar sarhoş olmadım. Çevremdeki insanları rahatsız etmemeye dikkat ediyorum. Tamam itiraf ediyorum bazen sesimi ayarlayamayıp yapmışımdır.
Futbol izler misiniz?
Futbolu özellikle Galatasaray'n transferleriyle beraber takip ediyorum. Ama halı saha maç yapamadım bir türlü. Gerçi geçenlerde Gripin'le turne sırasında maç yaptık, beşinci dakikasında bayılıyordum. Bayılacağımı tahmin ediyordum ama herahalde bir 10 dakika kadar dayanırım diyordum... Yanılmışım. (Gülüyor) Olay da şöyle: Gripin elemanları az kişi olduğumuz için kumsalda iki tane japon bulmuş. Bunlar ince, uzun yapılı ve disiplinli adamlar. Biz hepimiz bitik haldeyiz, kumsalda herkes düşüyor. Japon da gelip benimle ikili mücadeleye giriyor. Yahu ne gerek var, zaten düz koşarken düşüyorum ben!
Futbol oynarken düşüp bayıldığınıza göre sporla da pek haşır neşir değilsiziniz, o zaman?
Evet, pek yapmıyorum. Ama lisede futbol oynadım. At binmeyi çok severdim eskiden, şimdi pek alakam olmasa da.
Bugüne kadar paranızla yaptığınız en saçma şey neydi?
Koşu bandı almıştım. Askı olarak kullanıyorum şu anda.
Sizce kadından kanka olur mu?
Olur. Ama birebir erkekle olanilişkin gibi olmuyor. Başka bir arkadaşlık oluyor. Krşı cins çünkü, bir mekanizma seni de onu da engelliyor.
Yalan söyleyebilen erkeklerden misiniz?
Kadınlar gibi değilim. Kadınlar çok ustaca yalan söylüyor. Bir tespit duymuştum: Kadınlar çocukluktan itibaren, ataerkil toplumda yaşadığı için yalan söylemeye programlanıyor. Babasına, sevgilisine, annesine... Sürekli durumu idare temesi gerekiyor çünkü. Bir süre sonra da alışıyor. Ben yalan söylerken yüz ifadem ve ağzımdan çıkan anlamsız seslerdem anlaşılıyor durum. “Haaa...” falan gibi anlamsız ünlemler çıkarıyorum.
En son ne zaman kavga ettiniz?
En son ilşkimde sanırım.
Kavgacı bir sevgili misiniz?
Çok terbiyesizce bir şey olacak belki ama, muhtemelen iki farklı eski sevgilime sorsanız ikisi de beni ayrı tanımlar bu konuda. Kırıp döktüğüm de oldu, olayları acayip sakin karşıladığım da.
Şu sıra okuduğunuz ve bize tavsiye edeceğiniz bir kitap var mı?
Parapsikolojiye ilgi duyuyorsanız “M.S.2150” diye bir kitap var, Thea Alexander'ın. Çok etkilendim, okuyun derim.
“EN BERBAT GECEM...”
Hayatınızın en berbat gecesini hatırlıyor musunuz?Körfez krizi olduğu yıldı. Annem eczacı, Doğu'ya zorunlu hizmete gitmesi gerekiyordu. İlkokul üçüncü sınıftaydım, kardeşim çok minikti, bize çaktırmamaya çalıştıklarını anlamıştım. Annem ağlıyor, babam ağlıyor... O çok kötü bir geceydi kardeşim ve benim için.
Seksensekizinci doğum nasıl kutlayacaksınız?
Kutlayacağımı tahmin etmiyorum...
Niye, demin 60 yaşında da çalıp söyleyeceğim diyordunuz?
(Gülüyor)O başka. Bir kere ben doğum günü kutlamam. Özel günlerden hoşlanmıyorum. Ayrıca hadi eğlenelim deyince eğlenemem. Yılbaşı eğlencelerinden de rahatsız olurum.
Şu an ne müzik setinizde kimin CD'si dönüyor?
Ercüneyt Özdemir'in CD'sini aldım, Metropolis solisti. Çok yetenekli bir adam. Sound'unu da sevdim. Bir de Amy Winehouse'un ikinci albümünü aldım. Onun dışında Air, Massive Attack dinliyorum. Portishead'in “Third” albümünü de sevdim. Son iki gündür de vega dinliyorum. Yeni albümümde Tuğrul (Akyüz) da çalacak, bu arada.
Bir gününüz nasıl geçiyor?
Uyku düzenini oturtamadım, o nadenle sabahları şu saatte kalkarım, diyemiyorum. Hiçbir işim yoksa bile evdeki kayıtlrı açıp mutlaka bakıyorum ne yapabilirim diye. Müzik iila ki var yani. Kahve tüketirim sıklıkla. Hergün gazte okurum.
Mizah dergisi okur musunuz?
Üniversitede çok okurdum. Çok klişe bir söz olacak şimdi ama, bence müzik ve mizah insanlığabirer hediye. İnsanları gülümsetmek kadar değerli bir şey daha yok. Penguen'de Lombak'ı okuyorum.
Müzikte kategorizasyona inanmıyorsunuz ama eskiden müzik dergilerinde rockçılar ve rapçiler laf kavgası yapardı...
Onu ABD müzik piyasasını canlı tutmak için uydurdu. Benim ne tarz müzik yapıyorsun sorusuna verilecek bir cevabım bile yok! _________________ İnsan Ömrü de Mevsimler Gibi 4e Ayrılır... Çocukluk(İlkbahar), Gençlik(Yaz), İhtiyarlık(Sonbahar), Ölüm(Kış)...
Tarih: Sat Oct 04, 2008 7:16 pm Mesaj konusu: Re: 2008 Bilboard dergisi Ekim sayısı Emre Aydın
+Futbol izler misiniz?
Futbolu özellikle Galatasaray'n transferleriyle beraber takip ediyorum. Ama halı saha maç yapamadım bir türlü. Gerçi geçenlerde Gripin'le turne sırasında maç yaptık, beşinci dakikasında bayılıyordum. Bayılacağımı tahmin ediyordum ama herahalde bir 10 dakika kadar dayanırım diyordum... Yanılmışım. (Gülüyor) Olay da şöyle: Gripin elemanları az kişi olduğumuz için kumsalda iki tane japon bulmuş. Bunlar ince, uzun yapılı ve disiplinli adamlar. Biz hepimiz bitik haldeyiz, kumsalda herkes düşüyor. Japon da gelip benimle ikili mücadeleye giriyor. Yahu ne gerek var, zaten düz koşarken düşüyorum ben!
ayy cnm yhaa çok tatlıı
Şu an ne müzik setinizde kimin CD'si dönüyor?
Ercüneyt Özdemir'in CD'sini aldım, Metropolis solisti. Çok yetenekli bir adam. Sound'unu da sevdim.
eet bencede süper bi adam
paylaşım için tşkler _________________ kimi insan otların kimi insan balıkların çeşidini bilir
ben ayrılıkların...
kimi insan ezbere sayar yıldızların adını
ben hasretlerin...
Kayıt: May 21, 2008
Mesajlar: 2131
Şehir: Antalya Ofline
Tarih: Sat Oct 04, 2008 8:16 pm Mesaj konusu: Re: 2008 Bilboard dergisi Ekim sayısı Emre Aydın
Futbol izler misiniz?
Futbolu özellikle Galatasaray'n transferleriyle beraber takip ediyorum. Ama halı saha maç yapamadım bir türlü. Gerçi geçenlerde Gripin'le turne sırasında maç yaptık, beşinci dakikasında bayılıyordum. Bayılacağımı tahmin ediyordum ama herahalde bir 10 dakika kadar dayanırım diyordum... Yanılmışım. (Gülüyor) Olay da şöyle: Gripin elemanları az kişi olduğumuz için kumsalda iki tane japon bulmuş. Bunlar ince, uzun yapılı ve disiplinli adamlar. Biz hepimiz bitik haldeyiz, kumsalda herkes düşüyor. Japon da gelip benimle ikili mücadeleye giriyor. Yahu ne gerek var, zaten düz koşarken düşüyorum ben!
Tarih: Sat Oct 04, 2008 8:49 pm Mesaj konusu: Re: 2008 Bilboard dergisi Ekim sayısı Emre Aydın
emre-rock demiş ki:
Futbol izler misiniz?
Futbolu özellikle Galatasaray'n transferleriyle beraber takip ediyorum. Ama halı saha maç yapamadım bir türlü. Gerçi geçenlerde Gripin'le turne sırasında maç yaptık, beşinci dakikasında bayılıyordum. Bayılacağımı tahmin ediyordum ama herahalde bir 10 dakika kadar dayanırım diyordum... Yanılmışım. (Gülüyor) Olay da şöyle: Gripin elemanları az kişi olduğumuz için kumsalda iki tane japon bulmuş. Bunlar ince, uzun yapılı ve disiplinli adamlar. Biz hepimiz bitik haldeyiz, kumsalda herkes düşüyor. Japon da gelip benimle ikili mücadeleye giriyor. Yahu ne gerek var, zaten düz koşarken düşüyorum ben!
Kayıt: Jul 03, 2008
Mesajlar: 447
Şehir: sivas Ofline
Tarih: Sat Oct 04, 2008 9:56 pm Mesaj konusu: Re: 2008 Bilboard dergisi Ekim sayısı Emre Aydın
hmm çok güzel paylaştığın için saol... _________________ A$kLa SakLanßaç ØYnuYØrum !! £n iYisi içimden 9a kadar SaymaK we Ønu ØLduğu Yerde UnuTmak ...!!
Kayıt: May 30, 2008
Mesajlar: 1039
Şehir: Hatay Ofline
Tarih: Tue Oct 07, 2008 12:02 am Mesaj konusu: Re: 2008 Bilboard dergisi Ekim sayısı Emre Aydın
güzel bi röportaj paylaşım için tşkler... _________________ Gelmiş dünyanın dört bir ucundan
Ayrı dilleri konuşur, anlaşırız
Yeşil dallarız dünya ağacından
Gençlik denen bir millet var, ondanız...
Kayıt: May 21, 2008
Mesajlar: 840
Şehir: Bursa Ofline
Tarih: Sat Oct 11, 2008 12:25 am Mesaj konusu: Re: 2008 Bilboard dergisi Ekim sayısı Emre Aydın
Sizce kadından kanka olur mu?
Olur. Ama birebir erkekle olanilişkin gibi olmuyor. Başka bir arkadaşlık oluyor. Krşı cins çünkü, bir mekanizma seni de onu da engelliyor
cok dogru bısı bende ınanmam bı kıs we erkegın cok yakın arkadss olcagına cunku bı yerden snr farklılasıyo hersey ...
saol paylasım için cok güsel bi röportaj.. _________________ [b]Zaman zaman sıkılırsam yalnızlıktan
Suskun bir peri kızı olur yüreğim.Ağlarım, gözyaşım içime akar.
Kimse bilmez ben nerdeyim.İçim acıdıkça, kalemim yazar.
Ozaman ben Susarım,
düşlerim başlar[/
Tarih: Sat Oct 11, 2008 12:52 am Mesaj konusu: Re: 2008 Bilboard dergisi Ekim sayısı Emre Aydın
kullandığınız argo kelime
'gripin sayesinde ''çakma'' lafı dolandı ağzıma bugünlerde heheeee
içkide içiyomuş yhaw
ama ea resimde güzel çıkmış ama saç şeklini pek beğenmedim gülercm paylaşım için teşekkürler _________________ pisikolojisi bozulmuş psikolojimi yardım edicek size yapmayınnnn
Emre Aydin Biyografisi, Albümleri, Videoları, Fotograf Galerisi, Haberleri, Röportajları, Konserleri, Music Player Bu site PHP-NUKE tabanlıdır.Tasarım ve Düzenleme : [kafein]