Emre Aydın Fan Sitesi :: Başlığı Görüntüle - Nazım Hikmet - Mavi Gözlü Dev

Site Yönetimi Arama Üye Listesi Gruplar Hesabınız Kişisel Mesajlar Oturum Aç  


Nazım Hikmet - Mavi Gözlü Dev
Sayfa: 1, 2  Sonraki »
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Mesaj Panosu -> Atatürk & Edebiyat
« Önceki başlık :: Sonraki başlık »  
Yazar Mesaj
emre-ada



Kayıt: Jul 03, 2008
Mesajlar: 116
Şehir: hatay
Ofline

MesajTarih: Sat Aug 02, 2008 10:51 pm    Mesaj konusu: Nazım Hikmet - Mavi Gözlü Dev Alıntıyla Cevap Gönder

MAVİ GÖZLÜ DEV

O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Kadının hayali minnacık bir evdi,
bahçesinde ebruliii
hanımeli
açan bir ev.

Bir dev gibi seviyordu dev.
Ve elleri öyle büyük işler için
hazırlanmıştı ki devin,
yapamazdı yapısını,
çalamazdı kapısını
bahçesinde ebruliiii
hanımeli
açan evin.

O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Mini minnacıktı kadın.
Rahata acıktı kadın
yoruldu devin büyük yolunda.
Ve elveda! deyip mavi gözlü deve,
girdi zengin bir cücenin kolunda
bahçesinde ebruliiii
hanımeli
açan eve.

Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev,
dev gibi sevgilere mezar bile olamaz:
bahçesinde ebruliiiii
hanımeli
açan ev..


Nazım HİKMET
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
Basak
Forum Mod
Forum Mod


Kayıt: May 30, 2008
Mesajlar: 1039
Şehir: Hatay
Ofline

MesajTarih: Sun Aug 03, 2008 12:16 am    Mesaj konusu: Re: MAVİ GÖZLÜ DEV Alıntıyla Cevap Gönder

Çok güsel çok anlamlı..!paylaşım için tşklerr..! Very Happy
_________________
Gelmiş dünyanın dört bir ucundan
Ayrı dilleri konuşur, anlaşırız
Yeşil dallarız dünya ağacından
Gençlik denen bir millet var, ondanız...

Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
queen
Site Admin
Site Admin


Kayıt: Feb 20, 2008
Mesajlar: 1445
Şehir: İstanbul
Ofline

MesajTarih: Sun Aug 03, 2008 2:07 pm    Mesaj konusu: Re: MAVİ GÖZLÜ DEV Alıntıyla Cevap Gönder

Mutluyum bu sitedekiler nazım hikmet'i gerçekten seviyor Smile atatürk&edebiyat bölümü nazım hikmetin bir çok şiiriyle dolu Smile bu şiiride gerçekten çok güzell..paylaşım için teşekkürler ilayda Smile
_________________
queenkafein
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
emre-ada



Kayıt: Jul 03, 2008
Mesajlar: 116
Şehir: hatay
Ofline

MesajTarih: Sun Aug 03, 2008 4:13 pm    Mesaj konusu: Re: MAVİ GÖZLÜ DEV Alıntıyla Cevap Gönder

ilayda değil adalet Very Happy Very Happy Very Happy
_________________
seviyorum senii!!!
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
_ozge_33_



Kayıt: Jul 01, 2008
Mesajlar: 187

Ofline

MesajTarih: Sun Aug 03, 2008 4:17 pm    Mesaj konusu: Re: MAVİ GÖZLÜ DEV Alıntıyla Cevap Gönder

çok güsel bir şiir ellerine sağlık payşaştıgın için:D
_________________

boşLuκtα Чαşαяsın...
tακмαzsın...
καЧbetмei qöze αLαmαzsın..
hαЧαdı tαsαяıмLα Чαşαяsın
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
eyupcan_yazici



Kayıt: Jul 24, 2008
Mesajlar: 55
Şehir: sivas
Ofline

MesajTarih: Sun Aug 03, 2008 4:17 pm    Mesaj konusu: Re: MAVİ GÖZLÜ DEV Alıntıyla Cevap Gönder

ben de bir nazım hikmet hayranı olarak çok mutluyum bu şiiri koyduğun için adalet çok teşekkürlerrrrrrrrrr.
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
eliff



Kayıt: Jul 13, 2008
Mesajlar: 120
Şehir: BURSA
Ofline

MesajTarih: Sun Aug 03, 2008 4:42 pm    Mesaj konusu: Re: MAVİ GÖZLÜ DEV Alıntıyla Cevap Gönder

paylaşom için saol...
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder E-Posta gönder
ea_s_rock



Kayıt: Aug 08, 2008
Mesajlar: 265
Şehir: urfa
Ofline

MesajTarih: Mon Aug 11, 2008 12:01 am    Mesaj konusu: Re: MAVİ GÖZLÜ DEV Alıntıyla Cevap Gönder

beğendm paylaşm için teşekkürler
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
eliffff



Kayıt: May 18, 2008
Mesajlar: 244
Şehir: İzmir
Ofline

MesajTarih: Mon Aug 11, 2008 12:22 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

ne diyebilirim ki Nazım Hikmet mükemmel
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
redroseazra



Kayıt: Mar 11, 2008
Mesajlar: 155

Ofline

MesajTarih: Mon Aug 11, 2008 12:44 am    Mesaj konusu: Re: Alıntıyla Cevap Gönder

paylaşım için tşkler adalet.. Very Happy Wink
_________________
.. LânêtLênmiş bêdênimin kutsâL küLLêrindê ..
.. Kâyıρ ruhLâr kêndiLêrinê bir yoL buLuyor ..
.. GünâhLârım intihâr süsü vêrmişkên sâģımdâki mêLêĸLêrê ..
.. Hêrbiri cêhênnêmdê bênim için duâ êdiyor ..

Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
logaritma



Kayıt: Aug 15, 2008
Mesajlar: 44

Ofline

MesajTarih: Sat Aug 16, 2008 3:57 am    Mesaj konusu: Re: Alıntıyla Cevap Gönder

evet bende bı nazım hıkmet hayranı olarak şiiri gorunce mutlu oldum tskler paylasım ıcın (:
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
badiseba
Forum Mod
Forum Mod


Kayıt: Apr 13, 2008
Mesajlar: 2319
Şehir: Bakü-Azerbaycan
Ofline

MesajTarih: Tue Aug 26, 2008 11:32 pm    Mesaj konusu: Re: Alıntıyla Cevap Gönder

Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev,
dev gibi sevgilere mezar bile olamaz:
bahçesinde ebruliiiii
hanımeli
açan ev..

Bu kısmı süper..P.i.tşkler.Yoruma ne gerek var ki Nazım Hikmet kalemi mükemmel..
_________________
kimi insan otların kimi insan balıkların çeşidini bilir
ben ayrılıkların...
kimi insan ezbere sayar yıldızların adını
ben hasretlerin...
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
darkness



Kayıt: Jun 29, 2008
Mesajlar: 420
Şehir: Adana
Ofline

MesajTarih: Fri Aug 29, 2008 2:55 pm    Mesaj konusu: Re: Alıntıyla Cevap Gönder

[b]çq teşekürler paylaşım için çq gselmiş Very Happy
_________________
^^ Küçücük Bir Çocuk Düşmüş Bir Romanın Ortasna Bir Aşkın Öldüğü Gün ..!! Ölmelimi anısına?? Yinede Sen Önce Sen..!!
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
Busra.Rock



Kayıt: Jun 21, 2008
Mesajlar: 1016
Şehir: Adana
Ofline

MesajTarih: Fri Aug 29, 2008 5:09 pm    Mesaj konusu: Re: Alıntıyla Cevap Gönder

Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev,
dev gibi sevgilere mezar bile olamaz:
bahçesinde ebruliiiii
hanımeli
açan ev..

süper olmuş paylaşım için tşkler
_________________
Şanssızlığa Katlanabiliriz , Çünkü Dışarıdan Gelir ve Tümüyle Rastlantısaldır. Oysa Yaşamda Bizi Asıl Yaralayan , Yaptığımız Hatalara Hayıflanmaktır.
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
JaKoB



Kayıt: Aug 17, 2008
Mesajlar: 64
Şehir: Gazi Antep
Ofline

MesajTarih: Fri Aug 29, 2008 6:54 pm    Mesaj konusu: Re: Alıntıyla Cevap Gönder

Nazım Hikmet Biyografi

Nazım Hikmet Ran, 20 Kasım 1901’de Selanik’te doğdu; ancak aile çevresinde 40 gün için bir yaş büyük görünmesin diye bu tarih, kendisinin de sonradan benimseyeceği gibi, 15 Ocak 1902 olarak anıldı. Baba tarafından dedesi Nazım Paşa, Mevlevi tarikatından, valilik yapmış, özgürlükçü ve şairliği olan bir kişiydi. Babası Hikmet Bey ise Galatasaray Lisesi (eski adıyla Mekteb-i Sultani) mezunuydu ve dışişlerinde memurdu (Kalem-i Ecnebiye). Eğitimci Enver Paşa'nın kızı olan annesi Celile Hanım ise, Fransızca konuşan, piyano çalan, ressam denecek kadar iyi resim yapan bir kadındı.
Eğitiminde, dönemin ileri düşüncelerine sahip aile çevresinin büyük etkisi olan Nazım Hikmet, Fransızca öğretim yapan bir okulda bir yıl kadar okuduktan sonra, Göztepe’deki Taş Mektep’te (Numune Mektebi) ilkokulu bitirdi. Ortaokula Galatasaray Lisesi’nde başladıysa da, ailesinin parasal sıkıntıya düşmesi üzerine Nişantaşı Sultani’sine geçti ve 1917’de mezun oldu. Dedesi Nazım Paşa’nın etkisiyle şiirle ilgilenmeye başlayan ve Feryad-ı Vatan adlı ilk şiirini daha 11 yaşındayken yazan Nazım Hikmet, denizciler için yazdığı bir kahramanlık şiirinden (Bir Bahriyelinin Ağzından, 1914) etkilenen Bahriye Nazırı Cemal Paşa’nın yardımıyla Heybeliada Bahriye Mektebi'ne girdi. 1919’da bu okulu bitirdikten sonra Hamidiye kruvazörüne stajyer güverte subayı olarak atandı. Ancak aynı yılın kışında, son sınıftayken geçirdiği zatülcenp hastalığının tekrarlaması ve uzun süren iyileşme döneminin ardından deniz subayı olarak görev yapabilecek sağlık durumuna kavuşamaması üzerine, 17 Mayıs 1920’de, Sağlık Kurulu raporuyla, askerlikten çürüğe çıkarıldı.

1918’de ilk kez Hala Servilerde Ağlıyorlar Mı adlı şiirinin Yeni Mecmua’da yayınlanmasının da etkisiyle hececi şairler arasında genç bir ses olarak oldukça ünlenen Nazım Hikmet, Bir Dakika adlı şiiriyle, 1920’de Alemdar gazetesinin açtığı yarışmada birinci oldu. Bu başarısıyla Faruk Nafiz, Yusuf Ziya, Orhan Seyfi ve Yaşar Kemal gibi ustalar ondan sevgiyle söz etmeye başladı. 1920’nin son günlerinde yazdığı ve gençleri ülkenin kurtuluşu için savaşmaya çağırdığı Gençlik adlı şiiri, İstanbul’un işgal altında olduğu yıllarda Nazım Hikmet’in vatan sevgisini yansıtan direniş şiirlerindendi. İstanbul’un işgaline çok üzülen Nazım Hikmet, milli mücadeleye katılmak üzere Anadolu’ya geçti ve 1921’de Bolu Lisesi’nde kısa bir süre öğretmenlik yaptı. 1921 Martı’nda Ankara Hükümeti’nce, kendisine ve çocukluk arkadaşı şair Vala Nureddin’e, İstanbul gençliğini milli mücadeleye çağıran bir şiir yazma görevi verildi. Bu görevi başarıyla yerine getiren ikilinin şiirleri on bin kopya olarak basıldı ve dağıtıldı. Şiirin yankıları öyle büyüdü ki, Vala Nureddin ve Nazım Hikmet, İsmail Fazıl Paşa tarafından meclise çağırılarak, Mustafa Kemal Paşa’ya takdim edildi. Mustafa Kemal genç şairlere şunları söyledi:

“Bazı genç şairler modern olsun diye mevzusuz şiir yazmak yoluna sapıyorlar. Size tavsiye ederim, gayeli şiirler yazınız.” (Vala Nureddin’in Bu Dünyadan Nazım Geçti adlı kitabından)

İyi bir öğrenim görmek ve dünyada olup bitenleri anlamak isteyen iki genç şair 1921 yılında Batum’a, oradan da Moskova’ya giderek Doğu Emekçileri Komünist Üniversitesi’ne (KUTV) yazıldılar. Nazım Hikmet, ekonomi ve toplumbilim dersleri aldığı üniversite yılları boyunca, içine girdiği yeni dünyanın düşünce ve duygu yükü altında, serbest ölçüyle şiirler yazmaya başladı. İtalya’da Marinetti’nin başlattığı Gelecekçilik (Fütürizm) akımının etkisinde, geçmişi yadsıyarak her şeyi gelecekte gören, devrimci bir bakışla yazdığı şiirleri 1923’te Yeni Hayat ve Aydınlık gibi dergilerde yayınlandı.

1924 Ekim’inde, üniversiteyi bitiren ve çıkışında olduğu gibi, yine gizlice sınırdan geçerek Türkiye'ye dönen Nazım Hikmet, Aydınlık dergisinde çalışmaya başladı. Şubat 1925’te Şeyh Sait İsyanı’nın başlaması üzerine, 4 Mart 1925’te çıkarılan Takrir-i Sükun Kanunu uyarınca birçok gazete ve dergi kapatıldı ve yazarları tutuklandı. Ankara İstiklal Mahkemesi’nin, 12 Ağustos 1925’te gizli örgüt üyesi olduğu gerekçesiyle kendisi adına çıkardığı 15 yıllık mahkumiyet kararını öğrendikten sonra, İzmir’den İstanbul’a gelerek gizlice yurt dışına çıktı. Sovyetler Birliği’ne giden Nazım Hikmet, 1926 Cumhuriyet Bayramı’nda çıkan af kapsamına girdiğini öğrenip, geri dönmek için pasaport istediyse de bir sonuç alamadı.

1928’de Bakü’de ilk şiir kitabı Güneşi İçenlerin Türküsü’nü yayımlatmasından birkaç ay sonra, arkadaşı Laz İsmail ile birlikte, sınırı sahte pasaportlarla ve izinsiz geçme suçundan yakalandı. Yargılanmadan önce iki ay Hopa cezaevinde bekletildi ve uzun süren yargılama sonucu, oy birliğiyle serbest bırakılmasına karar verildi.

1929 yılında serbest kaldıktan sonra, İstanbul’da Resimli Ay dergisinin yazı kadrosuna katılan Nazım Hikmet’in, aynı yıl içinde yayımlanan 835 Satır adlı kitabı büyük bir ilgiyle karşılandı. Bu kitabını, gene o yıl çıkan Jokond ile Si-Ya-U (Çinli devrimci arkadaşı Emi Siao) ve ertesi yıl çıkan Varan 2 ve 1+1=1 adlı kitapları izledi. Temmuz 1930’da, Salkımsöğüt ile Bahri Hazer şiirleri Nazım Hikmet’in kendi sesiyle Columbia firmasınca plağa alındı. Yirmi günde tükenen bu plağın kahveler, lokantalar gibi halka açık yerlerde çalınmaya başlandığı görülünce, polisin duruma el koyup bazı uyarılara girişmesi sonucu, firma plağın yeni basımlarını yapmaktan vazgeçti.

1931 yılında halkı suça teşvik ettiği iddiasıyla tekrar yargılanan ve oybirliğiyle aklanan Nazım Hikmet’in, 1932’de Benerci Kendini Niçin Öldürdü adlı şiir kitabı basıldı. 1931-1932 sezonunda Kafatası ve 1932-1933 sezonunda Bir Ölü Evi adlı oyunları İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda (eski adıyla Darülbedayi) sahneye kondu. Bütün bunların ardından, halkı rejim aleyhine kışkırtmaktan hakkında idam talebiyle açılan dava, 31 Ocak 1934’te 5 yıl hapis kararıyla son buldu. Her ne kadar temyiz bu kararı bozduysa da Bursa Mahkemesi 4 yıla indirerek hapis kararında direndi. Cumhuriyet’in onuncu yılında çıkarılmış olan bağışlama yasasıyla bu cezanın 3 yılı indirilince geriye bir yıl kaldı. Oysa Nazım Hikmet bir buçuk yıldır tutukluydu; sonuçta 6 ay alacaklı olarak cezaevinden çıkıp İstanbul'a döndü.

Nazım Hikmet yurt dışındayken, ilki Sovyetler Birliği’nde görevli bir Türk ailesinin kızı olan Nüzhet Hanım ile ardından da bir Rus kızı olan Dr. Lena ile olmak üzere iki evlilik geçirdi. İstanbul'a döndükten sonra ise 1930’da tanıştığı ve 1931’de evlenmeye karar verdiği Piraye Altınoğlu ile, sorgulamalar ve tutuklamalar yüzünden ancak 31 Ocak 1935’te evlenebildi. Piraye Hanım'ın önceki evliliğinden iki çocuğu vardı. Geçimlerini sağlamak için bir yandan Akşam gazetesinde fıkralar yazdı, bir yandan da İpek Film Stüdyosu’nda senaryo yazarlığı, dublaj yönetmenliği ve film yönetmenliği gibi işler yaptı.

1935’te Taranta Babu’ya Mektuplar ve 1936’da Simavne Kadısı Oğlu Şeyh Bedreddin Destanı adlı şiir kitapları yayınlanan Nazım Hikmet, bir dizi yargılamanın ardından 29 Aralık 1938’de, Askeri Yargıtay’dan gelen onayla 28 yıl 4 ay ağır hapse mahkum edildi. 1 Eylül 1938’de İstanbul Tevkifhanesi’ne, 1940 Şubat’ında Çankırı Cezaevi’ne, aynı yılın aralık ayında da Bursa Cezaevi’ne gönderilen ve bu üç cezaevinde toplam 12 yıl hapis yatan ünlü şair, yayımlama olanağı bulunmadığı halde sürekli şiirler yazdı. 14 Nisan 1950 seçimlerini kazanan Demokrat Parti’nin çıkardığı af yasasıyla serbest kalmadan önce, uzun süre açlık grevi yaptığından sağlık durumu oldukça kötüleşti. Bu süreçte onun için yurt içinde ve yurt dışında gösteriler, toplantılar düzenlendi, bildiriler dağıtıldı, imzalar toplandı. Nazım Hikmet adında iki sayfalık bir gazete çıkarıldı ve ilgililere sürekli mektuplar yazıldı.

Nazım Hikmet cezaevindeki son iki yılında, ziyaretine gelen dayısının kızı Münevver Berk’e aşık oldu ve serbest kalmasının ardından eşi Piraye’den ayrılarak Münevver Hanım’la yaşamaya başladı. Çiftin 26 Mart 1951’de Mehmet adını verdikleri bir oğulları oldu.

Serbest kaldıktan sonra polis tarafından sürekli izlenen, kitaplarını yayımlatma ve oyunlarını izleyici ile buluşturma olanağı bulamayan Nazım Hikmet, askerliğini yapmamış olduğu gerekçesiyle Kadıköy Askerlik Şubesi’ne çağrıldı. Ne güverte subaylığı yaptığı yıllarda hastalanarak çürüğe çıkarıldığını söylemesi, ne de Cerrahpaşa Hastanesi’nden aldığı, kalbinden ve ciğerlerinden rahatsız olduğunu gösteren raporlar, askerlik yapmasını engelleyen bir durumu olduğunu ispatlayamadı. Ölüm korkusu içinde olan Nazım Hikmet, akrabası Refik Erduran’la birlikte, deniz yoluyla önce Romanya’ya sonra da Moskova’ya geçti. Bunun üzerine 25 Temmuz 1951’de, Bakanlar Kurulu kararıyla Türk vatandaşlığından çıkarıldı.

Birçok uluslararası kongreye katılan, çeşitli ülkelere yolculuklar yapan, pek çok kitabı yayımlanan ve yapıtları çeşitli dillere çevrilen Nazım Hikmet büyük bir ün kazandı. Prag’da Uluslararası Barış Ödülü’ne layık görüldü ve 1952 yılının sonunda Sovyetler Birliği’nin desteklediği Dünya Barış Konseyi’nin yönetici kadrosunda görev aldı. Nazım Hikmet’in aynı yıllarda yazdığı nükleer silahlar ve savaş karşıtı şiirleri bestelenerek, Paul Robeson ve Pete Seeger gibi dünyaca ünlü şarkıcılarca söylendi.

“Ben hem kendimden bahseden şiirler yazmak istiyorum, hem bir tek insana, hem milyonlara seslenen şiirler. Hem bir tek elmadan, hem süpürülen topraktan, hem zindandan dönen insan ruhundan, hem kitlelerin daha güzel günler için savaşından, hem bir tek insanın sevda kederlerinden bahseden şiirler yazmak istiyorum, hem ölüm korkusundan, hem ölümden korkmamaktan bahseden şiirler yazmak istiyorum.”

İlk şiirlerini hece vezniyle yazmakla birlikte, içerik bakımından hececilerden oldukça uzak olan ve onların bireyci şiirlerinin tuzağına düşmeden, toplumsal içerikli şiirler yazan Nazım Hikmet, hece ölçüsünün kalıplarını kırdı ve Türkçe’nin zengin ses özelliklerine büyük uyum sağlayan serbest nazma geçti. Bu değişiklikte Mayakovski’nin ve Gelecekçilik’i savunan diğer genç Sovyet şairlerinin etkileri oldu.

Nazım Hikmet, 18 Kasım 1960’ta evlendiği genç eşi Vera Tulyakova ile birlikte yine bir geziden sonra Moskova’ya döndüğünde, Cenaze Merasimim adlı şiirini yazdıktan kısa bir süre sonra, 3 Haziran 1963 sabahı, bir kalp krizi sonucu evinde yaşamını yitirdi. Yazarlar Birliği’nin düzenlediği bir törenle Novodeviçiy Mezarlığı’na gömüldü.

“Ben bir insan, ben bir Türk şairi Nazım Hikmet ben tepeden tırnağa insan tepeden tırnağa kavga, hasret ve ümitten ibaret...”

1938’de şairin cezaevine girmesiyle Türkiye’de yasaklanan Nazım Hikmet şiirleri, ancak ölümünden iki yıl sonra, 1965’te yeniden ortaya çıkabildi. Yazdığı oyunlardan film, bale ve opera uyarlamaları yapıldı. Çeşitli konularda yazdığı çok sayıda makale ve eleştirileri de sonradan yayınlandı.
_________________
HüZüNLeRDeN BoZMa MuTLuLuKLaR YaŞıYoRuM
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder E-Posta gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSNM
emrre_forever



Kayıt: Jul 28, 2008
Mesajlar: 399
Şehir: istanbul
Ofline

MesajTarih: Fri Aug 29, 2008 7:58 pm    Mesaj konusu: Re: Alıntıyla Cevap Gönder

pylşm için saoln nazım hikmet kalemini yorumlamak gerçekten çoq zor onun için nazım hikmet diyorum başka bişey demiorm Very Happy Very Happy
_________________
ßu Sénin Hikayén$é SéNdén iyi$i Var Artık Adını Sorma O SéNsin !!
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
hm58



Kayıt: Jul 03, 2008
Mesajlar: 447
Şehir: sivas
Ofline

MesajTarih: Fri Aug 29, 2008 8:11 pm    Mesaj konusu: Re: Alıntıyla Cevap Gönder

güzel şiir:) paylaşım için saol...
_________________
A$kLa SakLanßaç ØYnuYØrum !! £n iYisi içimden 9a kadar SaymaK we Ønu ØLduğu Yerde UnuTmak ...!!
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
B4r1S



Kayıt: Aug 31, 2008
Mesajlar: 35

Ofline

MesajTarih: Mon Sep 01, 2008 3:25 am    Mesaj konusu: Re: Alıntıyla Cevap Gönder

bu sırıne bayılıyorum anlamlı ve super otesı... Wink
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
RmySPotteR



Kayıt: Aug 11, 2008
Mesajlar: 480
Şehir: kocaeli/izmit
Ofline

MesajTarih: Wed Sep 03, 2008 8:15 pm    Mesaj konusu: Re: Alıntıyla Cevap Gönder

gerçekten anlamlı ve güzel bir şiir! Very Happy
_________________
!...®ü$£¥m@...!

Gerçek dost "GiDeLim!" deyince "NeReYe?" diye sormayandır!!!
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
nass



Kayıt: Mar 10, 2008
Mesajlar: 107

Ofline

MesajTarih: Wed Sep 03, 2008 9:08 pm    Mesaj konusu: Re: Alıntıyla Cevap Gönder

çok anlamlı..teşekkürler
_________________
* ηє уüяü∂üк ѕσкαкℓαя∂α уαη уαηα, ηє ∂σℓαşтıк αναяє
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder   Sayfa: 1, 2  Sonraki »
1. sayfa (Toplam 2 sayfa)

 



BlackW Forum teması editlenmiştir.
kafein © 2008 Emre Aydın İçerik ve Fan sitesi

 
Forums ©

Emre Aydin Biyografisi, Albümleri, Videoları, Fotograf Galerisi, Haberleri, Röportajları, Konserleri, Music Player
Bu site PHP-NUKE tabanlıdır.Tasarım ve Düzenleme : [kafein]