| « Önceki başlık :: Sonraki başlık » |
| Yazar |
Mesaj |
Cem

Kayıt: Feb 20, 2008
Mesajlar: 240
Şehir: İstanbul
Ofline |
Tarih: Thu Feb 21, 2008 4:25 pm Mesaj konusu: [EA]Şaşırt Bizi N'olur... |
|
|
Emre Aydın. Türkiye'nin şu sıralar en çok satan albümü "Afili Yalnızlık"a imza attı. Peki şimdi ne olacak?
Her yerde şimdi o. Röportajlardan başını kaşıyacak vakti olmadığını söylüyor. Albümden anlaşılan o ki bir zaman çok sevip yeterince sevilmediği için acı çekmiş. "Acı çekmeden yaratılmıyor zaten hiçbir şey" diyor. Acaba içinde olduğu bu vakitsizlik yüzünden acı çekemezse ikinci albüm olmayacak mı? "Bir kere acı çekmek yeter..." diyor, "ikinci albüme de, üçüncüye de..." Acaba 'aynı acı'dan doğduğu için mi ikinci, üçüncü albümler birincinin aynısı gibi geliyor kulağa? Bunları merak ediyoruz. Cevap için beklemek gerekecek. Emre Aydın da bekleyecek, biz de...
- Sing Your Song yarışmasında Onur Ela ile birlikteydiniz şimdi neden yalnızsın?
Onur profesyonel olarak müziğe devam etmek istemediğine karar verdi. Sebep sadece bu. Zaten benim ev arkadaşım.
- Pişman oldu mu?
"Bilmiyorum'" diyor, beraber olsaydık daha mı iyi olurdu, yine böyle olur muydu? Hiçbir zaman geri dönüp bir de öbür ihtimali yaşayamadığınız için bilemiyorsunuz. Olmadı galiba. Zaten düzenli bir adam. Bir şirkette çalışıyor. Saatleri belli maaşı belli. Minimum risk istiyor. Tercih meselesi.
- Sen böyle bir şey yapabilir miydin?
Yok, hiçbir zaman da düşünmedim.
- Sen biliyor muydun peki?
Biliyordum evet...
- Neyi biliyordun, ne oldu?
Türkiye'nin en çok satan albümünü yapmış oldum... Röportaj yapmaktan başka bir şey yapamaz olduk.
- Sonra? Biter bunlar yakında...
Yok. Çok mikro şeyler üzerinde çalışıyorum. Çello mu, piyano mu gibi detaylara kafa patlatıyorum...
- Röportajları okudum. Neredeyse herkes çok sevmiş. Sen hiç negatif eleştiriye gereksinim duyuyor musun? Kendini geliştirmek için...
Yok, albümle ilgili yok. Bu albüm hiç satmasaydı da biz bu albümün dinleyici olarak iyi bir albüm olduğunu düşünüyoruz. Ki işin bu kısmı çok önemli. Ta işin en başında bu albüm satmasa da kendimizi yıpratmayacağız diye karar almıştık... Ama kendimle ilgili değiştirmek istediğim bir sürü şey var tabii. Mesela daha az sinirli bir insan olabilirdim.
- Nasıl yani?
Ne bileyim birini kırınca falan çok kafama takıyorum.
- Bir yerde okumuştum... O insanı arayıp 'Kusura bakma sana öyle dedim' diyormuşsun... Suçluluk mu duyuyorsun?
O işin takıntı tarafı galiba.
- Yalnız mısın?
Yok ya, sürekli "Vay be! Ne yalnızım diye takılan bir adam değilim. O, albümü yazdığım dönemle ilgili. Konsept bir albüm yapmak istedim. Sevdiğim albümler böyle.
- Albümü dinlerken şarkı hiç bitmiyormuş gibi geliyor...
Biz ona bütünlük diyoruz.
- Bazıları ona tekrar diyor.
O eleştiri her albüm için söylenir... Ben şahidim.
- Genel olarak bu tekrar konusuna ne diyorsun?
Emre Aydın Teoman'a mı benziyor, Feridun Düzağaç'a mı; önce onda bir hemfikir olsunlar. Netice itibariyle tamamen bambaşka bir şey olması için başka bir müzik aleti yaratılması gerekiyor. Akustik sound var diye öyle diyorlar.
- Etkilenmek, benzemek kötü bir şey midir? İşte onu fark edip engel olmak lazım. Kendim için konuşmuyorum sadece, genel olarak hırsız kulak diye adlandırılan bir şey vardır. Bir şeyi dinlersiniz ve o kulağınızda yer eder. Belki bir sene sonra piyanonun başına oturduğunuzda onu tıngırdatmaya başlarsınız. Ve kendi kendinize beste yapıyorum falan diye takılabilirsiniz. Dikkatli olmak lazım. Etkilenmek tabii ki normal. Ama ben ne Teoman'la ne de Feridun Düzağaç'la aramda benzerlik görüyorum. Kategori olarak eyvallah, yani zaten Mahsun Kırmızıgül, İzzet Altınmeşe ile aynı kategoride olduğumu iddia etmiyorum... Yani erkek vokal, kendi yazıyor kendi söylüyor... Ne olabilir ki zaten.
- 25 yaşındasın. Ne güzel erken olmuş...
Yani önemli olan devam etmesi... Şu anda olan önemli değil...
- Sen ne yaparsan devam eder?
Valla sadece benimle ilgili bir şey değil o malesef. Tabii ki ben en iyiyi yapmaya çalışacağım ama neticede bu bir ürün ve pazarlanması gerekiyor. Kontrol edilemeyen dünya kadar değişken var ve "Ben süper şarkılar yazıyorum, ikinci albümde çok iddialıyım" demek çok saçma olur. Ben estetik açıdan elimden geleni yapacağım.
- Neden iyi bir müzisyensin?
Tutkuyla yapıyorum ve üzerinde çok düşünüyorum. İşin matematik tarafıyla da ilgileniyorum. Mesela bir söz ne kadar iyi olursa olsun, iyi tınlamıyorsa çıkarırım.
- Yarışma zamanında sana nasıl davranılıyordu? Şimdi şaşkın mısın?
Şaşkın değilim ama adapte olmakta zorlanıyorum. O zamanlar bir şeyler yapmaya çalışan biriyle konuşuluyordu, şimdi ise bir şeyleri başarmış biriyle konuşuyorlar... Ama insanlık anlamında bir fark yok çünkü eğer siz aynı insansanız, aynı insanı oynamak da değil bu, bizzat oysanız, insanlar da size düzgün davranıyorlar. Bir şey değişmiyor çok fazla. Dediğim gibi statü farkı var...
- Büyük bir değişiklik olmadığında bile sadece zaman faktörüyle insanlar değişiyor. Sen de değişmiş olsan gerek.
Nesnel olamayabilirim bu konuda... Değişmeye vakit bile bulamamış olabilirim... İlk başta Onur'u aradım yanımda çünkü onunla daha kolay oluyordu her şey; ne bileyim paslaşıyorduk. Özellikle sakat bir soru geldiğinde falan uçup gidiyordu, savuruyorduk.
- Sakat soru nedir?
Ne bileyim, mesela "Şununla mı berabersin?" falan gibi sorular... Gerçi eskiden sorulmuyordu ama işte daha ilk soruda "Duman'a benziyorsunuz" deniliyordu, belli ki art niyetle yapılıyordu bu. Biz de geçiştiriyorduk çünkü kızıp kavga da edemezsin.
- Bir gün 'Keşke daha sert olsaydım, hoşuma gitmeyen bir şey sorduklarında, sana ne diyebilseydim' diyeceksin gibi geliyor bana.
Valla çok içimden geliyor şu anda da. Söylüyorum da bazen. Canlı yayında radyoda kavga ettiğim bile oldu aslında. Öyle ağzına vur, lokmasını al durumunda değilim ben.
- Ne umdun, ne buldun?
Uzun vadede alacağımı umduğumu kısa vadede buldum. Benimle aynı beğenileri paylaşan insanlar olduğunu gördüm.
- Şu an bir stres var mı üzerinde, beklentiler yükseldi...
Yok. İkinci albümü çok daha iyi yapmalıyım ama kendi beğenime göre tabii ki... Teknik yapı, kayıt gibi tüm ayrıntılardan söz ediyorum. Çok kafa olunca çok da ses oluyor... O yüzden ben yine kendi beğenimi ön planda tutup, ona güvenmek zorundayım.
- Şimdi belli ki biraz acı çekmişsin ve yazmışsın.
İnsan zaten sadece acı çekerek yazabiliyor.
- Ya bir daha acı çekmezsen nasıl devam edecek bu iş?
Bir kere acı çektin mi yetiyor o...
- Standartları yüksek bir insan mısın?
Evet... Gündelik hayatta değil. Oturduğum evin iyi görünmesine, dertli toplu olmasına veya gösterişe falan hiç meraklı değilim. Karnım acıkıyorsa, kan şekerim düştüğü için yemek yiyorum. İyi bir yere gideyim falan gibi dertlerim de yoktur.
- Ne zevk veriyor sana?
Sevdiğim insanlarla beraber vakit geçirmek... Tatile gitmek falan olabilir. İnsan odaklı ama çoğunlukla...
- Nereye gitmek istersin tatile?
Valla bilmem, yıllar oldu. Mesela Tekirdağ yakınlarında bir yer var, çekime giderken görmüştüm. Oraya gitmek istiyorum ama ne zaman olur bilemiyorum. Hiçbir şey yapamıyorum ki; hani evde oturup televizyon izleyeyim bile diyemiyorum.
- Evde televizyon yokmuş galiba zaten.
Artık var. Programlara falan çıkıyoruz ya... Mecburen aldım, bakıyorum arada sırada.
- Sen film izlemez miydin evde?
Bilgisayardan izlerdim ama çok da izlemem. Ortalamanın çok altında bir sinema kültürüm vardır. İsim falan da bilmem. Tamam sinema çok önemli bir sanat dalı ama benim pek alakam yok.
- Emre Aköz galiba... Bir pop müzik sanatçısı, Edip Cansever'i, 'Ben Ruhi Bey Nasılım' gibi bir şiiri çok sevdiği için şaşkınmış... Popçulara salak damgası mı vuruldu iyice? Rahatsız mısın?
Yok beni ilgilendirmez.. Ama doğru çok salak var. Salak da demeyelim de 'başka' çok adam var... Yoksa benim şiir sevmemde bir tuhaflık yok.
- Bir sabah uyandın... Hava çok güzel... O hava nasıldır? Soğuk olmayan ama kapalı bir hava....
- Hiç işin de yok... Ne yapacaksın?
Bir saat de yarım saat de olsa evden çıkmam gerekiyor. Duvarlar üstüme üstüme gelir sonra. Hiçbir işim yoksa sonra eve dönerim....
- Dur hemen eve dönme. Dışarıda ne yaparsın? Bir kafeye gidip otururum. Başka hiçbir şey yapmam. Bara artık hiç gitmiyorum çünkü benim işim oldu bu. Yani kafede veya çay ocağında oturuyorum. Kalabalık olmayan bir yerde
- En sevdiğin semt neresi?
Hiçbir yeri bilmiyorum doğru dürüst. Mecidiyeköy ve Taksim dışında...
- Ne kadar oldu İzmir'den İstanbul'a geleli?
Birbuçuk sene oldu...
- Birbuçuk sene iyi bir zaman, pek az yer biliyorsun. Şöyle bir Boğaz'a gideyim tek başıma falan demiyor musun yani?
Yok, çok sıkıcı biriyimdir o konularda.
- Hobin mobin de yoktur senin?
Yok (gülüyor). İşte müzik var... Bir de Edip Cansever okumak benim hakikaten hobimdir..
- Yabancı yazarlardan?
Öyle takıntılı olduğum bir yazar yok. Bukowski (Charles) falan okudum lisedeyken.... Popüler tarih okurum... Ama mesela Poe'nun (Edgar Allen Poe) falan biraz abartıldığını düşünüyorum.
- Abartıldığını mı?
Evet. Nietzsche'nin de abartıldığını düşünüyorum mesela. Bir kere o kadar kötü bir Türkçe tercümeyi okuyup da kim ne anlıyor ben anlamıyorum. Yani ne anlıyorsun da neyi tartışıyorsun? Ben okuduğumu anlamıyorum, ki ben okuduğunu anlayan biriyimdir.
- Bu ülkede neyi sevmiyorsun?
Birçok şeyi sevmiyorum. Bir kere haysiyetsiz politikacıları sevmiyorum... Yani insanlar çok güzel bence burada ama kötü yönetiliyor.
- Bu ülkeden gitmeyi düşünüyor musun? Yok hiç düşünmüyorum ve yapamam da zaten. Üç defa çıktım, üçünde de anladım ki yok yani. Manasız buluyorum.
- Peki pergel gibi olmak nasıl fikir? Bir ayak burada ama diğeri devamlı dolaşıyor?
Yok. Manasız buluyorum.
- Yeni bir ülke görüp tanımayı mı?
Yok o değil ama... Eğer hakikaten bir şey yapacaksam giderim. Mesela İngiltere'ye gitmiştim. Şimdi tekrar gitmem için bir işim olması lazım. Yoksa gördüm işte... Bir daha gitmem. Gözü dışarıda değilim.
- Anladığım kadarıyla sen böyle tek başına takılıyorsun hayatta...
Öyle aslında. Evet deminden beri konuştuklarımızın özeti o aslında. Tek başıma takılıyorum...
- Kim seni dinleyip çok sevse, bu seni gururlandırırdı?
Çok var ya...
- Birkaç tane sayıver....
Yazacak şey olsun (gülüyor). Bob Dylan, Portishead mesela...
- İngilizce sözler yazmayı düşünüyor musun?
Yok. Çok manasız.
- Bob Dylan nasıl anlayacak seni?
E ben de küçükken anlamadan bir sürü parçayı severdim. Duygularla alakalı bir şey o. Yapanlar var zaten... Yani yurt dışında yapılacak bir albüm olursa...
- Öyle planlar var mı?
Benim kendimle ilgili böyle bir planım yok. Bir gün burada yapılacakları yaptığımı düşünürsem ki düşünmem kolay kolay, belki deneyebilirim. Çok uçmam ben... Yani hiçbir şeyin imkansız olduğunu da düşünmüyorum ama üçüncü dünya ülkelerinden öyle bir adam çıkmaz... Latin Amerika'dan falan çıkar belki ama o da dikkat edin hep siyasi bir şeydir. |
|
| Başa dön |
|
 |
sewda_ea

Kayıt: Apr 21, 2008
Mesajlar: 1
Şehir: istanbul
Ofline |
Tarih: Mon Apr 21, 2008 10:54 pm Mesaj konusu: Re: [EA]Şaşırt Bizi N'olur... |
|
|
| süper yaaa.. |
|
| Başa dön |
|
 |
badiseba
Forum Mod


Kayıt: Apr 13, 2008
Mesajlar: 2319
Şehir: Bakü-Azerbaycan
Ofline |
Tarih: Mon Apr 21, 2008 11:21 pm Mesaj konusu: Re: [EA]Şaşırt Bizi N'olur... |
|
|
saol cem _________________ kimi insan otların kimi insan balıkların çeşidini bilir
ben ayrılıkların...
kimi insan ezbere sayar yıldızların adını
ben hasretlerin... |
|
| Başa dön |
|
 |
vildan_33

Kayıt: Feb 29, 2008
Mesajlar: 224
Şehir: mersin
Ofline |
Tarih: Tue Apr 22, 2008 12:29 am Mesaj konusu: Re: [EA]Şaşırt Bizi N'olur... |
|
|
tesekkurler _________________ Rockerlık siyah giyinmekle olsaydı,papazlar dünyanın en baba rockerları olurdu. |
|
| Başa dön |
|
 |
CARIJAN

Kayıt: Mar 27, 2008
Mesajlar: 18
Şehir: İskenderun
Ofline |
Tarih: Tue Apr 22, 2008 12:44 am Mesaj konusu: Re: [EA]Şaşırt Bizi N'olur... |
|
|
Bu güzel satırlar için thnxx ))) |
|
| Başa dön |
|
 |
melocan

Kayıt: Jun 03, 2008
Mesajlar: 65
Ofline |
Tarih: Sun Jun 08, 2008 1:21 am Mesaj konusu: Re: [EA]Şaşırt Bizi N'olur... |
|
|
paylaşım için saol çok güselll  |
|
| Başa dön |
|
 |
gameover

Kayıt: Jun 06, 2008
Mesajlar: 42
Şehir: rizeeee
Ofline |
Tarih: Sun Jun 08, 2008 1:42 am Mesaj konusu: Re: [EA]Şaşırt Bizi N'olur... |
|
|
| emre aydın tam benim kafa yani paylaşım için çok saol okurken zevk aldım |
|
| Başa dön |
|
 |
LEE_MOusiNE_2008

Kayıt: Jun 07, 2008
Mesajlar: 22
Ofline |
Tarih: Sun Jun 08, 2008 9:23 pm Mesaj konusu: Re: [EA]Şaşırt Bizi N'olur... |
|
|
bir kere acı çektin mi o yetiyor demiş.....harbi harbi öyle.....demekki fena vurulmuş yaaa.....  |
|
| Başa dön |
|
 |
hardrock

Kayıt: Jun 18, 2008
Mesajlar: 26
Ofline |
Tarih: Wed Jun 18, 2008 7:37 pm Mesaj konusu: Re: [EA]Şaşırt Bizi N'olur... |
|
|
paylaşım için çok saol...  |
|
| Başa dön |
|
 |
emre-rock
Forum Mod


Kayıt: May 21, 2008
Mesajlar: 2131
Şehir: Antalya
Ofline |
Tarih: Sat Jun 21, 2008 10:09 pm Mesaj konusu: Re: [EA]Şaşırt Bizi N'olur... |
|
|
| çook saoll |
|
| Başa dön |
|
 |
be_yourself

Kayıt: Jun 21, 2008
Mesajlar: 9
Şehir: bursa
Ofline |
Tarih: Sat Jun 21, 2008 10:14 pm Mesaj konusu: Re: [EA]Şaşırt Bizi N'olur... |
|
|
paylaşım için saol süper:) |
|
| Başa dön |
|
 |
busra__emre

Kayıt: Jun 14, 2008
Mesajlar: 189
Şehir: ist
Ofline |
Tarih: Sat Jun 21, 2008 10:48 pm Mesaj konusu: Re: [EA]Şaşırt Bizi N'olur... |
|
|
| çok sooll tam kafa dengim yaa |
|
| Başa dön |
|
 |
ecitah

Kayıt: Jun 28, 2008
Mesajlar: 145
Ofline |
Tarih: Sun Jun 29, 2008 12:55 am Mesaj konusu: Re: [EA]Şaşırt Bizi N'olur... |
|
|
| LEE_MOusiNE_2008 demiş ki: |
bir kere acı çektin mi o yetiyor demiş.....harbi harbi öyle.....demekki fena vurulmuş yaaa.....  |
kesinlikle bencede öle ya şuna bak aşktam korkmuş yazıkk |
|
| Başa dön |
|
 |
eyiheb

Kayıt: Jun 27, 2008
Mesajlar: 27
Şehir: bursa
Ofline |
Tarih: Wed Jul 02, 2008 4:53 am Mesaj konusu: Re: [EA]Şaşırt Bizi N'olur... |
|
|
bi insan kendini bu kdr gzlmi anlatırr ... offffffff ben buyum diyo:) _________________ emreee anlatamaz seni hiç bir cümleeeeeee |
|
| Başa dön |
|
 |
asiyesil

Kayıt: Jun 20, 2008
Mesajlar: 67
Şehir: Bursa
Ofline |
Tarih: Wed Jul 02, 2008 5:51 am Mesaj konusu: Re: [EA]Şaşırt Bizi N'olur... |
|
|
| LEE_MOusiNE_2008 demiş ki: |
bir kere acı çektin mi o yetiyor demiş.....harbi harbi öyle.....demekki fena vurulmuş yaaa.....  |
evet ya fena vurulmuş.. ama herkesn başından geçer neredeyse aşk acısı yüksek derecede.Emre Aydın da bunları kelimelere,sözlere,şarkılara müziğe bazen de şiirlere muhteşem dökebiliyo.. _________________ tam karşıya geçerken bıraktığın o el benim... |
|
| Başa dön |
|
 |
emrendless
İstanbul Temsilcisi

Kayıt: Jun 16, 2008
Mesajlar: 247
Şehir: İstanbul
Ofline |
Tarih: Fri Jul 04, 2008 6:16 pm Mesaj konusu: Re: [EA]Şaşırt Bizi N'olur... |
|
|
- Birbuçuk sene iyi bir zaman, pek az yer biliyorsun. Şöyle bir Boğaz'a gideyim tek başıma falan demiyor musun yani?
Yok, çok sıkıcı biriyimdir o konularda.
ayyy emre ilk defa snei olmsz elştricm galiba...
bu ne yha istnblda yaşıyosunn tksm ve mecidiyeköy dışınd a yer bilmem diosun...
gell ben sneii götüriyimm boqaza çok eqlendiiririmm bak hep boqaza gıdesın qelır  _________________ Susmalısın şimdi hayat...
Tüm silahlarını rafa kaldır...
Ezberden kurtulmalı anlamların...
Daha yaratıcı olmalı yasattığın acılar...
Nefret hakim olmalı dünyaya...
ve 7/24 ağlamalı aşıklar... |
|
| Başa dön |
|
 |
acacia

Kayıt: Jul 03, 2008
Mesajlar: 66
Ofline |
Tarih: Fri Jul 04, 2008 6:22 pm Mesaj konusu: Re: [EA]Şaşırt Bizi N'olur... |
|
|
| emre süper bi sevgili olur çünkü baksan gertçekten seven insan emre gibi içinde yaşar hep yanında olur ama aşkını hissettirmez yani aşkı acıyla karşılar |
|
| Başa dön |
|
 |
acacia

Kayıt: Jul 03, 2008
Mesajlar: 66
Ofline |
Tarih: Fri Jul 04, 2008 6:22 pm Mesaj konusu: Re: [EA]Şaşırt Bizi N'olur... |
|
|
| git gideceksen bekleme farklı değilsin sen de |
|
| Başa dön |
|
 |
barbiee

Kayıt: Jul 02, 2008
Mesajlar: 95
Şehir: ERZURUMMMM
Ofline |
Tarih: Fri Jul 04, 2008 7:08 pm Mesaj konusu: Re: [EA]Şaşırt Bizi N'olur... |
|
|
emre aydın ask adamı degıl bence tarzı hep aynı hıç konusmuyo ve boyu cok kısa ama yınede seviyorum kaliteli müzik yapıyoo  |
|
| Başa dön |
|
 |
XxXEwaXxX

Kayıt: Jul 03, 2008
Mesajlar: 15
Şehir: istanbul
Ofline |
Tarih: Fri Jul 04, 2008 7:18 pm Mesaj konusu: Re: [EA]Şaşırt Bizi N'olur... |
|
|
Çok saol yha bizlee paylaştığın için...
yhaa bu aradaa tamm bnimm kafadan emre aydınn bütünn huylarımmın düşşünceleriminn hepsii ondaa  |
|
| Başa dön |
|
 |
|
|
| |